Warren Buffett'ın ünlü sözüdür: "Fiyat ödediğinizdir, değer ise aldığınızdır." Peki, yıllarınızı verdiğiniz şirketinizin gerçek değeri nedir? Muhasebe kayıtlarındaki rakamlar mı, yoksa gelecekte yaratacağı potansiyel mi? Emrah Çakmak SMMM Ofisi olarak, şirket birleşmeleri, satın almalar ve stratejik planlama süreçlerinin kalbinde yer alan "Şirket Değerlemesi" konusunu tüm teknik yöntemleriyle ve anlaşılır bir dille sizin için hazırladık.
Şirket değerlemesi; bir işletmenin finansal verilerini, pazar konumunu, marka gücünü ve gelecekteki nakit yaratma potansiyelini objektif kriterlerle analiz ederek, o işletmenin "Piyasa Değeri"ni belirleme sanatıdır.
Birçok işletme sahibi, sadece şirketi satacağı zaman değerleme yapılması gerektiğini düşünür. Oysa şu durumlarda da hayati önem taşır:
Raporlarda sıkça karşılaşacağınız terimlerin mali müşavir gözüyle anlamları şöyledir:
Her şirketin yapısı farklıdır. Bir start-up için kullanılan yöntemle, 50 yıllık bir sanayi devinin değerleme yöntemi aynı olamaz.
Modern finansın en çok kabul gören yöntemidir. Şirketin gelecekte yaratacağı nakit akışlarının, bugünkü değere (iskonto edilerek) indirgenmesidir.
Gelecekte büyüme potansiyeli yüksek olan, düzenli nakit akışı yaratan şirketler ve start-up'lar için en ideal yöntemdir. Çünkü bu yöntem, şirketin "bugünkü mal varlığına" değil, "gelecekteki kazancına" odaklanır.
Şirketinizin faaliyet gösterdiği sektördeki benzer şirketlerin satış fiyatlarına bakılarak yapılan değerlemedir. "Rakibim FAVÖK (EBITDA) değerinin 8 katına satıldıysa, ben de benzer bir çarpanla satılabilirim" mantığına dayanır.
Şirketin varlıklarından (Kasa, banka, stok, demirbaş, bina vb.) borçlarının çıkarılmasıyla bulunan değerdir. Genellikle gayrimenkul yatırım ortaklıkları veya üretim tesisleri gibi varlık yoğun şirketlerde kullanılır.
Bir kağıda "Şirketim 10 Milyon Dolar eder" yazmak değerleme değildir. Emrah Çakmak SMMM Ofisi olarak hazırladığımız veya denetlediğimiz raporlarda şu bölümlerin eksiksiz olmasına dikkat ederiz:
Birçok işletme sahibi "Vergi çıkmasın" diye gelirlerini düşük gösterir. Ancak günün sonunda şirketi satmak veya yatırım almak istediklerinde, resmi bilançoları kârsız göründüğü için şirket değerleri yerle bir olur. Şirket değerlemesini artırmanın en garantili yolu, şeffaf ve kurumsal bir muhasebe sistemidir.
Klasik muhasebede, kendi yarattığınız marka değeri bilançoya yazılmaz. Ancak şirket birleşme ve satın almalarında yapılan değerlemede "Şerefiye" (Goodwill) adı altında marka değeri hesaplanır ve fiyata eklenir.
Evet, olur. Özellikle teknoloji girişimleri ilk yıllarda zarar etse bile, kullanıcı sayıları veya teknolojileri (IP) sayesinde DCF yöntemiyle çok yüksek değerlemelere ulaşabilirler.
Finansal tablolarınızın analizi, vergi planlaması ve şirketinizi yatırıma hazırlama süreçlerinde Emrah Çakmak SMMM Ofisi yanınızda.
Randevu Talep Edin